Stay Signed In
Do you want to access your site more quickly on this computer? Check this box, and your username and password will be remembered for two weeks. Click logout to turn this off.
Stay Safe
Do not check this box if you are using a public computer. You don't want anyone seeing your personal info or messing with your site.
29 Haziran 1979 da Zonguldak'ta dünyaya gelir. Annesi Hatice AKARSU ve Babası Selahattin AKARSU'dur.
İlk, orta, lise eğitimini küçük yaşlarda yerleştikleri Amasra'da tamamlar. Lisedeyken yelken sporuna gönül verir ve bu sporu Amasra Yelken Klübü'nde profesyonel olarak yapmaya karar verir.
Müziğe ilgisi küçük yaşlarda başlar. İlkokuldayken elinde blok flüt sokakta dolaştığını söyler. Ama esas müzikle tanışması Amasra'ya gelen müzisyenlerden etkilenerek çalmayı öğrendiği klavye gitar ve mızıkası iledir. Evlerinde Ruhi Su, Cem Karaca sürekli dinlenen sanatçılardır. Barış Akarsu, o dönemlerde dinlemeye başladığı 70'lerin 80'lerin rock, hard rock ve heavy metal grup ve sanatçılarını hala dinlemeye devam eder.
Antalya'da animatörlük ve müzisyenlikten sonra Karadeniz Ereğlisi'ne gelerek burada 4 yıl boyunca çesitli barlarda, yerel televizyon ve radyolarda programlar yapar. Bu dönemde televizyonda gördüğü Akademi Türkiye yarışmasının tanıtım reklamları dikkatini çeker ve bu yarışmaya katılır.
2004 Temmuzda Akademi Türkiye Yarışmasını 1. olarak tamamlar. Yarışmadan sonra uzun süredir gelmeyi ve yaşamayı düşündüğü İstanbul'a yerleşir ve müzik çalışmalarına burada devam eder. Akademi Türkiye Yarışmasından hemen sonra yurdun dört bir yanında sayısı 100'ü geçen çesitli konserler verir.
14 Ocak 2005'te Seyhan Müzik'ten Sedar Öztop'un prodüktörlüğü ile yaptığı ilk albümü Islak Islak’ı piyasaya çıkarır. Bu albümden aynı yıl içerisinde Islak Islak, Kimdir O ve Amasra parçalarına klip çeker ve bunlar televizyonlarda müzik kanallarında yayınlanır.
17 Ağustos 2006 da Seyhan Müzik etiketli aranjör ve yönetmenliğini Ayhan Onurtaş,Ergin Altınel ve Ercüneyt Özdemir in yaptığı "Düşmeden Bulutlara Koşmak Gerek" isimli ikinci albümü çıkardı. İlk klip parçasını da albümün ilk parçası olan "Vurdum en dibe kadar" isimli çıkış parçasına çekti.
2006 yazında başladığı "Yalancı Yarim" dizisi ile gönüllere taht kurdu. Oynadığı "Tarık" karakteriyle müzisyenliğinin yanında oyunculuktada iddialı olduğunu gösterdi.
2007 Kral Tv Video Müzik Ödüllerinden En iyi Rock Sanatçısı Ödülünü aldı. Ayrıca Barış Akarsu, USDER tarafından "sosyal kalnma ve dayanışmaya verdikleri öneme göre" verilen ödüllerde "Rock Dalında En İyi Şarkıcı Ödülü'nü" , FUTURE dergisinin "Yılın En Sevilen Rock Sanatçısı Ödülü'nü" ve "CEM KARACA Özel Ödülü'nü" aldı.
Ve Bodrum'da geçirdiği trafik kazası sonucu 6 günlük uzun bekleyişin ardından komadan çıkamayarak arkasında bir çok sevenini yalnız bırakarak 4 Temmuz 2007 gecesi hayatını kaybetti!..
Akademi Türkiye'nin jürileri Barış Akarsu'yu anlattı
Akedemi Türkiye'nin jürileri Barış'ı anlattı
Cem Ceminay
Çok mert, sevecen, hayatı ve insanları seven, saygılı bir insandı. Özellikle gençler arasında ideal olarak gösterilebilecek, büyüklerine ve yaptığı işe saygılı, kendiyle barışık, örnek alınması gereken biriydi. Çok mütevazıydı, bu çok önemli. Herkesi olduğu gibi kabul eden, adil biriydi. Çok üzgünüm kaybettiğimiz için.
Meral Okay
Gencecik, pırıl pırıl bir çocuktu. Altı ay beraberdik Akademi sırasında. Duyarlı, yetenekli, ışıltılı, sabırlı bir çocuktu. Akademi sonrasında da yaptıklarından haberim vardı, görüşüyorduk. Hiçbirimiz yakınları kadar paramparça hissetmez ama bir haftadır içim yanıyor.
Yüksel Aytuğ
Sadece umut vaat eden, genç bir şarkıcı değildi. İnsan özellikleriyle de hakikaten göz alıcıydı. Genç yaşına rağmen şöhret onun aklını başından almadı, aksine olgunlaştırdı. Lösemili çocukların yardım meleğiydi. 70'lik ninelere rock müziğini sevdirendi. Her şeyiyle dört dörtlük, mükemmel bir insandı. Bir kere son derece doğaldı. Hiçbir zaman başkası olmaya öykünmedi. Sahneye adım attığında bir enerji patlaması yaşanıyordu Akademi Türkiye'de. Jürilerin hep söylediği, 'yıldız ışığı' sözü vardır ya, etrafında hep o aura vardı. Barış'ın hastanesinin önünden canlı yayın yapan TV kanalının haber bülteni, reyting listesinde ilk sıraya yükseldi. Bugüne kadar hiçbir toplumsal olay, bir haber bültenini birinci sıraya oturtamamıştı.
Pelin Akad
Çok duygusal, naif, pırlanta gibi kalbi olan, özel bir adamdı. Pazar günü Bodrum'daydım, çok üzücü. Torba kavşağında mutlaka lamba olmalıydı, kesinlikle inanmıyorum alakası olmadığına. Lamba o kavşağa konmalı ve ben de bunun için uğdaşacağım.
Reha Muhtar
Onu ilk gördüğümde 15 yarışmacı arasında "Bu çocuk farklı" demiştim. Uzun yele saçları, sahnedeki havası, karizması ve koreografisiyle 'Ben star olmaya adayım' diyordu. Gençti ve müzikte bir star olmak istiyordu. Onun için Akademi Türkiye'ye katılmıştı. Böyle yarışmaların jürilerinin değerlendirmelerinden fazlaca hazzetmem. Bir mütevelli heyeti gibi, soğuk, donuk ve eleştireldirler. 'Hafta içinde yeterince çalışmıyorsun. Dalgacısın. Yeteneklisin ama tembelsin' türünden tatava yaparlar. Canlı yayında hemen müdahale ettim. "Sende star kumaşı var Barışçığım" dedim. Gerçek olan şuydu ki, Barış o Akademi Türkiye ve onun gibi yarışmalarda çoğu yarışmacının yaptıklarını hiç yapmadı. O ucuz oyunların hiçbirine hiçbir zaman sapmadı. Barış gerçek bir star gibi doğdu, star gibi yaşadı, star gibi öldü.
röportaj haberaktüel den alınmıştır.
BARIŞ HAYRANLARI DİKKAT:
Geçen hafta Vatan gazetesindeki haber, Barış Akarsu hayranlarını heyecanlandırdı. Gazete, Barış’ın hayatının film olacağını haber veriyordu. Başrolde Merve Sevi’nin rol alacağı bilgisi dışında elle tutulur bir ayrıntı yoktu. Yapım şirketi, yönetmen, oyuncu kadrosu, çekim tarihi v.s. hiç bir şey yazmıyordu. Haberin “kof” olduğuna kanaat getirip, küçük bir araştırma yaptım. Ne Merve Sevi’nin, ne Barış’ın menajeri Neşe Açıker’in, ne Yalancı Yarim’in yapım şirketi FM Yapım’ın yöneticilerinin ne de Akarsu ailesinin bu projeden haberi vardı. Kendisini büyük bir yapım şirketinin sorumlusu olarak tanıtan biri, Barış Akarsu sevgisini paraya tahvil etmeye çalışmış, Vatan’cılar da bu tuzağa düşmüştü. Yani ortada Barış Akarsu filmi gibi bir proje yoktu. Peki Barış’ın hayatı film olmalı mı? Bence kesinlikle olmalı. Ama aslına uygun bir senaryo, onun yaşam felsefesini kavramış insanların anı, izlenim ve fikirleri ışığında yazılmış tredmanlar, diyaloglar, ailesi ve yakın çevresinin rızası, onun “örnek” kişiliğini perdeye yansıtabilecek hünerde bir yönetmen, Barış’ı sevenlerin itiraz etmeyecekleri bir oyuncu kadrosu, “Barış’ı doğru anlatmayı”, gişe hasılatından önde tutacak bir yapım şirketi ile bu film çekilir. Barış’ın ömrü kısa oldu. Ama bu sürenin içine James Dean’den, daha dolu, daha anlamlı ve felsefi bir yaşamı sığdırmayı başarmıştı. Barış’ın hayattayken anlatmak isteyip de yeterince duyuramadığı fikirleri ve yarım kalan misyonu bu filmle pekala tamamlanabilir. Barış’ın anısını yaşatmak için yapılabilecekleri daha önce sıralamıştım. Aklıma yenileri de geldi. Örneğin; Barış son albümündeki “Gel Gör Beni Aşk Neyledi” şarkısına klip çekmeye hazırlanıyordu, fırsatı olmadı. Günümüzün dijital teknolojisi ve özellikle de bilgisayar animasyon tekniği ile çekim sırasında hayatını kaybeden aktörlerin filmleri bile artık tamamlanabiliyor. “Vasiyet” anlamındaki bu klip mutlaka çekilmeli ve Barış’ın anısına hayranlarına hediye edilmeli. Bir de Barış’ın Yalancı Yarim dizisinde seslendirdiği şarkılar var. Yeni bölüm için stüdyo kaydı yapılan ama ne yazık ki yayınlanamayan son şarkısı ise yapım şirketinin raflarında duruyor. Barış’ın bu dizide söylediği şarkılardan derlenecek bir albüm, onun bir kez daha sevgiyle anılmasına vesile olacaktır. Ama bunları yaparken “fırsatçılara” fırsat verilmemeli. Barış’ı sevenleri, Barış’tan menfaat süzenlere karşı uyanık olmaya çağırıyorum..
Profesyonel olarak yelken sporu ile ilgilendi.
Gençken hep basketbolcu olmanın hayallerini kurardı. Ancak bu isteği zevkten öteye gidemedi.
En sevdiği yemekler---->> Karnıyarık, dolma
Nasıl bayanlardan hoşlanırdı?----->> Siyah saçlı, çekici, minyon tipli bayanlar.
Saçları ile oynamayı, bakım yapmayı çok severdi.
Yüzükleri, küpeleri, gözlükleri onun için çok değerliydi.
Hep "kızım olsun" derdi, çocuklara çok önem verirdi.
Gitarı onun ikinci ailesiydi, bütün huzurunu gitarında bulurdu.
Onu en mutlu eden şey, arkadaşlarıyla Amasra Kumsalı'nda gitar eşliğinde şarkılar söylemekti.
En sevdiği tatil mekanları---->> Bodrum, Antalya
Lösemili çocuklar uğruna çeşitli konserler verdi. Hiç kimsenin üzülmesini istemezdi.
Motorsiklet sürmeyi çok severdi. İstanbul'da otomobili olmasına rağmen motorsiklet kullanırdı.
En sevdiği sanatçılar Cem Karaca ve Barış Manço'ydu. Onları yeri geldiğinde sık sık anardı.
Koyu bir Beşiktaş taraftarıydı. Fırsat buldukça Beşiktaş'ın maçlarını izlerdi.
bu bilgi barışfan'dan alınmıştır
barışımızın ödülleri
}akademi türkiye birincisi
>Olay FM 2005 yılının en iyileri:En iyi çıkış yapan Rock sanatçısı
>Future Dergisinin okullarda yaptığı anket:2005 yılının En Sevilen Rock Sanatçısı
>Turuncu Medya Grup Organizasyon Altın Nota Müzik Ödülleri:En iyi Rock Sanatçısı
>İstanbul Üniversitesi Bilişim Ödül Töreni-Cem Karaca Özel ödülü
>USDER(Uluslar Arası Sağlık,Eğitim ve Sosyal Hizmetler Derneği)Yılın En İyileri Anketi Rock Müzik Dalında Birinci
>13. Kral Tv Video Müzik Ödülleri :En İyİ Rock Dalında birinci.
BARIŞ AKARSU (1979- )
Hatice Hanım ve Selahattin Bey'in 29 Haziran 1979 da Zonguldak'ta bir erkek bebekleri oldu. 1979 yılı "ÇOCUK" yılı ilan edilmişti ve bebeklerine BARIŞ ismini koydular.1982 yılında doğan kızkardeşi Nesrin'le birlikte aile Amasra'da yaşamlarına devam etti.
Amasra'da denizle haşır neşir büyüyen ve okul yıllarını da Amasra'da geçiren BARIŞ AKARSU için deniz ve kumsallar her zaman çok önemli oldu. Flüt çalarak başladığı müzik sevgisi mızıka ve kumsallarda çalınan gitar ile devam etti.
Karadeniz Ereğli'sinde, Antalya'da, Ankara'da zaman zaman animatörlük, zaman zaman müzisyenlik yapıp yaşam kavgası verirken TV lerde gördüğü AKADEMİ TÜRKİYE yarışmasına biraz da arkadaşlarının ısrarıyla son gün katılmaya karar verdi.Yarışmalara karşı olduğunu her zaman belirtse de yarışmada verilecek eğitim, katılmaya karar vermesindeki en büyük etken oldu.
Haftalar boyunca birinci olmasındaki en büyük etken sesi ve karizması kadar, insancıllığı, doğallığı, yapıcı tavırları, duygusallığı, paylaşımcılığıdır.
Türkiye'nin çok sevdiği BARIŞ AKARSU 2004 Temmuzun da yarışmayı da birincilikle bitirdi ve İstanbul'a yerleşti.
Yarışmadan sonra kurumların arasındaki anlaşmazlıklar yüzünden verilen hiç bir söz yerine getirilmedi. BARIŞ AKARSU kendisine güvenen insanlarla birlikte 14 Ocak 2005 tarihinde prodüktörlügünü Serdar Öztop'un yaptığı ve Seyhan Müzik etiketiyle piyasaya çıkardığı "ISLAK ISLAK" albümüyle müzik dünyasına profesyonel bir giriş yaptı.
"ISLAK ISLAK" albümündeki
ISLAK ISLAK
KİMDİR O
AMASRA
MAVİ
parçalarına klip çekildi ve klipler çeşitli TV kanallarında yayınlanmaya devam ediyor.
17 Ağustos 2006 tarıhinde Ayhan Orhuntaş ve Ergin Altınel prodüktörlüğünde gerçekleştirilen ikinci albümü "DÜŞMEDEN BULUTLARDA KOŞMAM GEREK" Seyhan Müzik etiketiyle piyasaya çıktı. 10 yeni ve 1 coverden oluşan albümde söz ve bestesi BARIŞ AKARSU'ya ait "YETER BE" ve "BEN" adlı iki eserde bulunmaktadır. İkinci albümden;
VURDUM EN DİBE KADAR
YAZ DEMEDİM
parçalarına klip çekildi ve yayınlanmaya devam ediyor.
Hayat felsefesi ve yaşam tarzıyla her zaman rocker olduğunu her fırsatta dile getiren BARIŞ AKARSU ilk albümünden bu yana 300 den fazla konser verdi ve çeşitli TV programlarına çıktı.
Müzik dışında projelere de imza atan BARIŞ AKARSU Star TV de yayınlanan YALANCI YARİM dizisinin başrolünde TARIK karakterini canlandırarak oyuncu kimliğiylede evlerimize konuk oldu.
Yurdun dört bir yanında onlarca yardım konseri yapan fakat medya ile paylaşmayı istemeyen BARIŞ AKARSU, çocukları çok sevdiğinden Lösemili çocuklar için başlattığı ve “HAYIRLI BİR İŞ” adını verdiği son projesi kapsamında 23 Haziran 2007 günü Bodrum kalesinde sevenleriyle buluştuğu son konser oldu.
Üçüncü albümü için çalışmalarına başlamışken 29 Haziran 2007 Cuma günü 28.yaşgünü için kendisine düzenlenen doğum günü partisine giderken Bodrum/Torba kavşağında geçirdiği, iki arkadaşının öldüğü ve kendisininde ağır yaralandığı trafik kazasının ardından getirildiği Özel Bodrum Hastanesinde beş günlük yaşam savaşının ardından 4 Temmuz 2007 Çarşamba saat 20.30 sıralarında büyük bir müzisyeni, güçlü bir sesi, yardımsever bir insanı, bulunması çok zor bir kişiliğe sahip ve yeri doldurulması imkansız bir insanı BARIŞ AKARSU’yu kaybettik.
Ailesi, dostları, binlerce seveninin katılımlarıyla ve onların omuzlarında, çok sevdiği memleketi olan ve adına şarkılar söylediği Amasra'da BARIŞ AKARSU’yu sonsuzluğa uğurladık...
Kısa yaşamının tek felsefesi olan "SEVGİ"yi "KALBİNİZDEN SEVGİYİ HİÇ EKSİK ETMEYİN, ÇÜNKÜ SEVGİ HERŞEYİN ANAHTARIDIR VE PAYLAŞTIKÇA ÇOĞALIR" diyerek bize de hatırlattığın için sana çok teşekkürler BARIŞ AKARSU...
Hayatımıza kattığın tüm değerler için sana minnetarız...Seni hep kocaman kalbinle, gülen yüzünle ve güzelim sesinle hatırlayacağız..Ve hatırlatacağız...
•Akademi Türkiye Yarışması Birincisi 2004 Haziran
•Olay FM 2005’in en iyileri: En İyi Çıkış Yapan Rock Sanatçısı
•Future Dergisinin okullarda yaptığı anket:
2005’in En Sevilen Rock Sanatçısı
•Turuncu Medya Grup Organizasyon Altın Nota Müzik Ödülleri – En İyi Pop Rock
•İstanbul Üniversitesi Bilişim Ödül Töreni /Cem Karaca Özel Ödülü
•USDER (Uluslar arası Sağlık, Eğitim ve Sosyal hizmetler Derneği)
Yılın En İyileri Anketi Rock Müzik Dalında 1.
•CEM KARACA ÖZEL ÖDÜLÜ Expo Kanal (1 Nisan 2007)
•13.Kral TV Video Müzik ödülleri..EN İYİ ROCK dalında 1.(09.05.2007)
bu yazı umut kuzey resmi web sitesinden alınmıştır
sevenleri
günlerce, gece gündüz demeden hastane bahçesinde bekledi ama acı son
çoktan hazırdı. Kazanın ardından çok şey söylendi, yazıldı. Kimi
doğruydu, kimi söylenti! Ancak son günlerine ilişkin bilinmeyenleri ve
özel hayatıyla ilgili gerçekleri ilk kez bu haberde okuyacaksınız.
29
Haziran Cuma gecesi, ölümünden sonra değeri anlaşılacak bir yeteneği
daha yitirdi Türkiye: Barış Akarsu. 2004'te atv'deki Akademi Türkiye
yarışmasıyla girdi hayatımıza. Farklıydı diğerlerinden. Sadece uzun
saçı, kulağındaki küpesi ve gözlerindeki sürmesiyle değil hâl ve
tavırlarıyla da "farklıyım" diyordu sevenlerine. Elbette her yarışmada
olduğu gibi kıyasıya rekabet içinde tartışmalar ve kavgalar vardı ama
onun en yakın arkadaşı gitarıydı. Belli ki müzikti her şeyi. Aylar
sonra yarışmadan birinci çıktığında artık sokakta yürüyemeyecek kadar
hatırı sayılır bir hayran kitlesine sahipti. İki albüm yaptı (ama
ikisinin toplam satışı ölümünden sonraki günlük satışına bile
ulaşmamıştı).
Ardından bir dizi teklifi geldi: Yalancı Yarim.
Bir ralli pilotunu canlandıracaktı. Çekimlere başlandığında tarih doğum
günü olan 29 Haziran 2006'yı gösteriyordu ve ilk bölümde yarış
esnasında takla atıp kaza geçirecek ama sağ salim çıkmayı başaracaktı.
Tam bir yıl sonraki doğum gününde, yani 29 Haziran 2007'de yine bir
kaza geçirdi. Yer bu kez Bodrum Torba kavşağıydı. Ancak bu kez ne
yönetmen vardı, ne kamera ne de ışık!..
Dizi ekibi son
bölümlerin çekimi için mayıs ayından itibaren Bodrum Yalıkavak'taki
Clup Flipper'da kalıyordu. Tatil köyündeki herkesle iyi ilişkiler kuran
Barış Akarsu'nun yüzünden gülümseme eksik olmuyordu. Mutluydu mutlu
olmasına ama içini kemiren bir gönül meselesi vardı. (Aynı kazada
yanında olan ve ölen sevgilisi) Zeynep Koçak'ı çok seviyordu. Öyle
büyük bir aşktı ki bu, ne şan ne de şöhretin renkli dünyası onları
ayırabilmişti. Zeynep de onun gibi güleryüzlü ve mütevazı bir kişiliğe
sahipti. Gözü Zeynep'ten başkasını görmüyordu. Ama Zeynep, altı ay önce
birbirlerini son dönemde yıprattıklarını düşünerek "Bir süreliğine
ayrılalım" teklifinde bulununca ayrıldılar. Ama o ne dilinden
düşürüyordu Zeynep'i ne de gönlünden atabiliyordu. Doğum günü
yaklaştıkça çevresine hep aynı soruyu soruyordu: "Sizce arar mı?"
Clup
Flipper Mini Club animasyon öğretmeni Cansun Torun, Barış Akarsu ile
kısa süre önce tanışmasına rağmen, Zeynep'e olan aşkının çok büyük
olduğunu bildiğini söylüyor. "Bir gece müşteriler şarkı söylemesini
isteyince kıramadı. Islak Islak şarkısını söylerken arada bir sessizce
ağzını oynatarak 'Zeyno' diyordu. Zeynep doğum günü için gelmişti ve
barışacaklardı."
Zeynep Koçak, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi
Alaplı Meslek Yüksek Okulu İşletme Programı Bölümü'nü kazanınca
Karadeniz Ereğlisi'nde tanışmışlardı. 2003 yılında mezun olan Zeynep iş
hayatına başladı. En son aynı şirkette beraber çalıştıklarını söylüyor
Barış Akarsu'nun rol arkadaşı Kaya Akkaya. "Zeynep bizim firmamız FM
Yapım'da prodüksiyon bölümünde çalışıyordu. İşini çok iyi yapan biriydi
ama daha sonra başka bir firmaya geçti. Birbirlerini her şeyden çok
sevdiklerini biliyorum."
Yaşasaydı Türkiye'nin Bob Geldof'u veya Bono'su olurdu
Yardım
etmeyi çok seviyordu Barış Akarsu. Magazin basınının pek ilgisini
çekmese de yardım konserleri veriyordu sık sık. Özellikle de lösemili
çocuklar konusunda son derece hassastı. Ağabeyi gibi sevdiği (kaza
sırasında içinde bulunduğu aracın sahibi) Metin Sözüçetin,
yardımseverliğinin en yakın tanığı. "Çevreye ve insana duyarlıydı.
Aslında her canlıya duyarlıydı. Yaşasaydı Türkiye'nin Bob Geldof'u veya
Bono'su olurdu." Yaptığı yardımların ve etkinliklerin kendisine mal
edilmesinden hoşlanmadığını, onu destekleyen dostlarının ekip
çalışmasıyla olduğunun bilinmesini arzuladığını söylüyor Sözüçetin. "23
Haziran'da lösemili çocuklar için verdiği Bodrum Kalesi konseri bu
duyarlılığının ilk basamağıydı. Hak ettiği sevginin, sevgi ve sanat
olarak karşılığını vermek prensibiydi."
Kazadan iki gün önce,
yani 27 Haziran Çarşamba günü Metin Sözüçetin ile İzmir'e gitti.
Tepecik Hastanesi'ndeki 22 lösemili çocuğa sahip çıkmak için.
Çocuklarla oynadı, film izledi, şarkılar söyledi.
Ertesi gün
dönüş için yola çıktılar. Efes'ten geçerken, "Gelmişken uğrayalım"
diyerek Meryem Ana Kilisesi'ne gittiler. Kapalıydı kilise. Rica edildi,
açıldı. Dua ettiler.
"Galiba vedalaştı benimle"
Bodrum'a
döndüler. Club Flipper Animasyon Müdürü Erkan Arslan, onu otelde son
görenlerden. "Lobideki lavaboya gidiyordum. Onun odası da lobi katına
bakıyordu. Yeni duş almıştı, saçları ıslaktı, kot pantolon vardı
altında ama üstü çıplaktı. Geldi, sarıldık. Çok ilginç ama galiba
vedalaştı benimle."
Gece saat 23.00
Doğum günü için
Türkiye'nin çeşitli illerinden Bodrum'a gelen BAG (Barış'ı Anlayanlar
Grubu) üyelerinin Torba'da kaldığı motele uğradılar. BAG üyesi Bedia
Kırçova, Barış Akarsu'nun o gece çok heyecanlı olduğunu, adeta içi
içine sığmadığını söylüyor sesi titreyerek. "Gece 01.30'a kadar
oturduk, sohbet ettik. Çok keyifliydi, çok mutluydu. Nedenini
bilmiyorum. Ona 'Bu yıl doğum günü hediyeni Lösemili Çocuklar Vakfı'na
yatırdık' dedim. 'Biliyorum abla, haberim var. En doğrusunu
yapmışsınız' dedi. Sohbet ettik, güldük. Sonra 'Geç oldu, kalkayım
artık, yarın da erken kalkacağız' dedi, uğurladık. Kendi arabası
arızalıydı, frenleri tutmuyordu. Hatta satmak için getirmişti Bodrum'a.
Bu yüzden Metin Bey'in arabasını kullanıyordu. Önce Metin Bey'i oteline
bırakacak, sonra da kendi oteline gidecekti."
Kaza günü
Saat
13.00'da dizide söyleyeceği şarkının kaydı için stüdyoya girdi. Saat
15.30'da ise bir grup hayranıyla biraraya geldi. Son çekilen
görüntüleri, artık bir hayranının arşivinde saklıOradan ayrılıp
havaalanına gitti, kız arkadaşı Zeynep'i ve ortak arkadaşları Nalan
Kahraman'ı almak üzere.
Akşamki program belliydi. İlk kutlama
Kervansaray Otel'de yapılacak, ardından gece yarısı teknede DJ'liğini
kendisinin yapacağı partiyle son bulacaktı kutlama. İkinci kutlama
ücretliydi. 100 YTL'den satılan gecenin biletlerinin geliri yine
lösemili çocuklara bağışlanacaktı.
Sevenleri heyecanlıydı, erken
saatlerde Kervansaray Otel'de Barış Akarsu'yu beklemeye başlamıştı. O
saatlerde Barış Akarsu, kız arkadaşı Zeynep ve Nalan Kahraman ile
Torba'da yemek yiyordu. Mekândan çıktıklarında otomobilin direksiyonuna
Zeynep Koçak geçti. Oysa ki biraz acemiydi sürücülük konusunda. Bedia
Kırçova, kabus olarak nitelendirdiği hastane günlerinde otopark
görevlisinin ona anlattıklarını şöyle aktarıyor: "Zeynep arabayı kaldıramamış. Görevli de 'Abi istersen verme arabayı' demiş. Barış da, 'Yok yok kullanır' demiş."
Yüzünde gülümseme vardı
Yola
çıktıklarında Barış Akarsu'nun telefonu çaldı. Arayan Metin
Sözüçetin'di ve 'Neredesiniz' diye sordu. "15 dakika sonra oradayız
ağabey" dedi Akarsu. Az sonra Torba kavşağına geldiklerinde yaşananları
kavşaktaki Torba Taksi Durağı şoförlerinden soyadını vermek istemeyen
Talip Bey anlatıyor. "21.30-21.45 civarıydı, oturuyorduk durakta.
Sadece kamyonun iki defa korna sesini duyduk. Başımızı çevirdiğimizde araba
uçuyordu. Hemen yanlarına gittik. Barış Akarsu olduğunu anlamadım ilk
başta. O sırada ambulans geçiyordu, hemen durdu. Ambulans görevlisi,
ben ve kamyon şoförü beraber çıkardık. Kamyon şoförü ağlıyordu, 'Keşke
bugün kamyona hiç binmeseydim' dedi."
Taksi şoförü otomobili
Barış Akarsu'nun değil, kız arkadaşı Zeynep Koçak'ın kullandığını
söylüyor. "Barış arabanın sağ koltuğunda oturuyordu, pantolon
kemerinden tuttum çıkardım. Saçları yüzünü kapamıştı. Saçlarını çekince
elime kan geldi. Bir baktım Barış. Yüzünde hafif bir gülümseme vardı
ama biz öldü zannediyorduk onu. Direksiyondaki bayan da sıkışmıştı. 20
dakikada çıkardık. Öteki bayan araçtan fırlamış, çimlerin üzerinde
yatıyordu."
Kaza haberleri arasında alkollü olduklarına ilişkin
söylentiler yer alınca taksi şoförü soruyoruz. "Hayır" diyor taksi
şoförü Talip Bey, "Kesinlikle alkollü değillerdi. Olsa mutlaka
anlardık."
O sırada hala Kervansaray Otel'de bekleyen sevenleri,
son telefon görüşmesinden üzerinden çok vakit geçince yine aradı Barış
Akarsu'yu. Bu kez cevap cermedi telefon. Zeynep Koçak'ı aradılar, ama
oda... Nalan Kahraman da... Tekara Akarsu'nun telefonunu
çevirdiklerinde açıldı telefon. Karşı tarafın sesini duymadan
"Neredesiniz" diye soan kişiye Barış değil yabancı bir sesten geldi
yanıt: Kaza geçirdiler gelin! Gerisi malum...
BU ADAMIN NERESİ BARIŞ AKARSU'YA BENZİYO YAA.HEM İSTESEDE BENZEYEMEZ.
Merve Sevi ile Barış Akarsu'nun birbirlerine çok yakıştıklarını düşünen yapımcılar, Akarsu'yu anımsatan Volkan Keskin'le Sevi'yi aynı dizide buluşturdu.
Barış Akarsu Bodrum'da geçirdiği trafik kazasında hayata veda edince, başrolünü Merve Sevi ile paylaştığı 'Yalancı Yarim' dizisi de ekranlara veda etmek zorunda kaldı. Merve Sevi ile Barış Akarsu'nun birbirlerine çok yakıştıklarını düşünen yapımcılar, Akarsu'yu anımsatan Volkan Keskin'le Sevi'yi aynı dizide buluşturdu. Toroslar'da geçen bir aşk öyküsünün anlatılacağı dizinin adı ise, 'Dağlar Delisi' Dizide Merve Sevi güzel bir Yörük kızını, Keskin de ona deliler gibi aşık olan Yörük beyini canlandıracak
"KALBİNİZDEN SEVGİYİ HİÇ EKSİK ETMEYİN, SEVGİ HER ŞEYİN ANAHTARIDIR VE PAYLAŞTIKÇA ÇOĞALIR"
BUNUDA BARIŞ AKARSU SÖYLEMİŞ
ONU HİÇ UNUTMUCAZ ÇÜNKÜ O HATIRLANMAYA DEĞER
BARIŞ'IN bi röportajı
MUHABİR-Akademi Türkiye yarışmasına girmeden önceki Barış ile Akademi Türkiye yarışmasından sonraki Barış arasında nasıl bir fark oluştu?
BARIŞ-Aslında çok büyük bir fark yok.Sadece yaşam standardımda biraz değişiklikler oldu. Şimdi ekonomik açıdan daha rahat ve özgürüm…Daha çok çalışıyorum ve daha çok kazanıyorum buna da fark denmez bu olası bir şey…
MUHABİR- Eski arkadaşların hiç demiyorlar mı “Ya Barış çok değiştin şöhret seni değiştirdi”?
BARIŞ-Aksine onlar bana der “Oğlum değişsene biraz artist gibi davransana” gibi şeyler. Yok ben hala eski arkadaşlarımla beraberim onlarla takılıyorum onlarla eğleniyorum.
MUHABİR- Müzikte tarzını ne olarak tanımlıyorsun?
BARIŞ- Ben genelde rock müzik dinlerim ve rock müzik yaparım.Bu benim tarzım.Ben bu müziği yaptığım sürece kendimi rahat ve huzurlu hissediyorum.
MUHABİR- Peki albümünü yaparken sana “olmaz piyasada bu tutmaz gel sen başka bir tarz yap demediler mi?
BARIŞ-Aksine şöyle bir şey oldu. Müzik dünyasına girdikten sonra daha da sarıldım rock müziğine çünkü bir eksiklik vardı rocker eksikliği, onu tamamladığıma inanıyorum…
MUHABİR- Bu çok iddialı bir söz değil mi?
BARIŞ-Yani iddialıyım sonuna kadar da iddialı olacağım.Rock müzik yapıyorum sonuna kadar da rock müzik yapacağım.Bu işte en iyisi olmaya çalışacağım ve en iyisini yapacağım.
MUHABİR-Müzik camiasında sana köstek olanlar odlumu?
BARIŞ-Köstek olan çok oldu.Ama ben köstek olanlara pek bakmadım kendi yolumda ilerledim.Önüme çok engeller konuldu ama ben onları sabırlı ve sakin bir şekilde aştım kendimi onların seviyesine hiç indirmedim.Ben Barış Akarsu’yum ve karşıma çıkan engelleri Barış gibi aştım bu camianın kurallarını kullanarak onlarla dalaşmadım…
MUHABİR- İkinci albümünü çıkardın biraz bahseder misin?
BARIŞ-İçime sinen bir albüm oldu,oturuyorum dinliyorum ve kendi kendime “işte ne yapmam gerektiğini anladın işte budur” diyorum.Birinci albüm iyi olmalı ikinci albüm daha da iyi olmalı ve oldu şimdi ise üçüncü albüm bundan daha iyi olacak öyle olmalı.Ama şimdi albümümü dinliyorum o kadar eksik noktam var ki bunları duyabiliyorum ama bunlar müzik adına eksik işte alt yapılarda şurda şöyle çalınsaydı şu şöyle olsaydı gibi şeyler yakalıyorum. Bu dizide de böyle oturup izlediğim zaman kendimdeki hataları bulmaya çalışıyorum kendimi eleştiriyorum ve o hataları bir daha yapmamaya çalışıyorum.Hep eleştirisel bakarım kendime bu mantıkla ilerlerim ben.
MUHABİR-Kimlerle çalıştın albümde?
BARIŞ- Hepsi gerçek müzisyen çok değerli insanlar hep birlikte elele verdik ve bu albümü çıkardık.Hepsinin bu albümde katkısı büyük.Onlara buradan çok teşekkür ediyorum.Ben çok şanslı bir insanım böyle insanlarla çalıştım
MUHABİR-Sözler müzikler kime ait albümde?
BARIŞ-Menajerimde sözleri var benimde sözüm bestem var tanımadığımız kişilerinde sözü bestesi var…
MUHABİR-Bedavaya getirdin yani albümü…
BARIŞ-Aynen öyle oldu kendin pişir kendin ye misali….
MUHABİR-Satış grafiği nasıl?
BARIŞ-Albüm daha bir hafta oldu çıkalı ama öncekine göre müthiş bir fark var buda bana göre iyi bir şey demek…
MUHABİR-Sanat camiasında sevmediğin insan var mı?
BARIŞ- Sanat camiasında insan olarak sevmediğim kimse yok ama yaptıkları iş olarak kabullenemiyorum.Halk bu kadar basit değil bu kadar basit olmamalı yapılan müzik.Yada müzik bu kadar kolay olmamalı ama piyasa şarkısı denilen bir tabir var ve bu beni rahatsız ediyor.Halka ne verirsen onu alır sen iyi bir şeyler yaptığın zaman halk seni yine dinler ve iyi bir şekilde dinler.Ama bizim halkımız kimin ne olduğunu çok iyi biliyor bu biraz olsun içimi rahatlatıyor…
MUHABİR- Peki hiç korkun var mı? Bir gün bu rüya biterse diye?
BARIŞ-Korkularım kaygılarım yok.Şöyle yok,yaşadığım şeylerin birden elimden gideceği,oluşan şeylerin birden yok olacağı, elimdekilerin bir anda elimden alınacağı şeklinde korkum tasam yok.Böyle bir hırsla yaşamıyorum ben.Sonuçta ben her şekilde mutluyum, müzik benim en büyük servetim ha bir şekilde korkum var işimde başarılı olamamak.Bu işte en iyi olmak istiyorum sağlam temeller atıp müzik adına iyi bir yerde olmak istiyorum.
MUHABİR- Emeğinin karşılığını aldın mı peki?
BARIŞ-Vallahi ne yalan söyleyeyim saygı duyanda oldu duymayanda ama saygı duyan daha fazla.Sonuçta ben bu müziği insanlar için yapıyorum ve onların kararlarına saygılıyım ama iyi ama kötü.
MUHABİR-Rocker’ım dedin. Rockerlar özgürlüğüne düşkün insanlardır.Geç yatarlar geç kalkarlar ve bildiğim kadarıyla sen ne sigara nede alkol kullanıyorsun bu nasıl rockerlık?Sen disiplinli bir hayat yaşıyorsun sabah erken kalkıyorsun işlerine koşturuyorsun…
BARIŞ-Tabi canım işlerime bakıyorum…Aslında rockerlar o kadar düzenli yaşayan insanlardır ki.Rocker olmasa bile her insan böyle yaşamıştır delidoludur,kızlarla buluşmuştur, içki içmiştir,geç yatmış geç kalkmıştır,dağıtmıştır ama nedense bu rockçıların başına kalmıştır.Şimdiye bakıldığı zaman rock çok zor bir olay sahnede de çok zor duruş olarak şarkı söyleme bakımından çok zordur yorucu bir olaydır.Ben her zaman düzenli yaşamaya çalışıyorum o zaman bedenimde güçlü oluyor sesimde güçlü oluyor sahnede daha dinç daha enerjik oluyorum.Daha iyi şarkı söylüyorum ve insanlar daha mutlu oluyor.Ama düşünsene her gün içen bir adamın sahneye çıktığını biter o adam on yıl sonra eser kalmaz o adamdan nitekim günümüzde de böyleleri var onların rezilliklerini de ekranlardan izliyoruz…
MUHABİR-Yalancı yarim dizisi oldukça tuttu.Tam tipine uygun bir rol.Nasıl geldi bu proje?
BARIŞ-Akademi Türkiye evinden çıktıktan sonra bir çok teklif geldi.Diziler olsun,sunuculuk olsun ben bunları ilk etapta geri çevirdim çünkü ben bir müzisyenim bir müzik yarışmasından çıktım önce müziğimi yapmam gerektiğini düşündüm.Ve iki sene boyunca müzik yaptım yurdun bir çok yerinde konserler verdim iki tane albüm çıkardım.İki seneden sonra elime böyle bir senaryo geldi.Alfonso Tarık şöyle böyle okudum senaryoyu çok beğendim.Ve sırf benim üzerime, oturduk karar verdik ve çekimlere başladık.
MUHABİR-Bu kararı vermende Özgür’ün Yabancı Damat dizisinin tutması etkin oldu mu?
BARIŞ-Yok yok kesinlikle…
MUHABİR- Görüşüyor musun Özgür’le
BARIŞ- Hayır görüşmüyorum.Aramızda öyle bir kırgınlıkta yok.O da yoğun bir tempoda çalışıyor bende yoğun bir tempoda çalışıyorum.Beni isterlerse her zaman bulabilirler,benim yerim belli yurdum belli.Ben Deha ile görüşüyorum arkadaşım benim.
MUHABİR-Alfonso Tarık,Barış Akarsu’nun önüne geçer mi?
BARIŞ-Yok asla çünkü ben Barış Akarsu olarak çıktım bir müzisyen olarak çıktım ve bir müzisyenim.Şu anda müzisyen bir adam dizide oynuyor ve kendi müziklerini dizide sergiliyor.Ben bir müzisyenim ve müziğimi ortaya koyuyorum orda.Çok değişik bir ortam tanıdım orda çok nezih insanlarla tanıştım onların işleri oyunculuk benimkisi ise müzisyenlik.
MUHABİR-Alfonso ,Barış’ı aşmış durumda şu anda farkında mısın?
BARIŞ-Yok hiçbir şekilde aşamaz. Barış’ı aşmak zordur.Çünkü Barış Akarsu kendini ortaya koydu ve Barış Akarsu olarak diziye girdi.İnsanlar “Alfonso ,Alfonso” diye bağırıyorlar ama aslında şöyle bir şey var o bağırdıkları kişi Barış Akarsu.Sokakta beni gördükleri zaman Alfonso demiyorlar,Barış Akarsu diyorlar.Yarışma kimliğinden de sıyrıldım yani Barış Akarsu kimliğini insanların zihnine oturttum.Ama hiçbir şekilde rahatsız değilim bana Alfonso dedikleri zamanda hoşuma gidiyor çünkü neden? Alfonso karakterini bende çok sevdim.O adamda benim gibi yaşayan bir adam.Sonuçta Tarık ve Barış Akarsu aynı kişi…
MUHABİR-Allah göstermesin elindeki her şey gitti bitti dizideki gibi şoförlük yapar mısın?
BARIŞ-Yapamayacağım iş yok.Taşı sıkar suyunu çıkartırım.Ben ailemden öyle bir terbiye aldım.Kimseye muhtaç olmam.Allah kimseye muhtaç etmesin.Hiç bir işten çekinmem her işte çalışırım anlımın akıyla anlımın teriyle para kazanırım.Allah bana güç verdiği sürece her işi yaparım.
MUHABİR-Bir ara Barış Manço’nun yerini alacak kişi olarak seni gösterdiler neler söyleyeceksin?
BARIŞ-Bu çok onur verici bir şey ama hiç kimse ne Barış Manço’nun nede Cem Karaca’nın yerini alabilir. Ben Barış Akarsu’yum onların izinden gidiyorum kendi müziğimi yapıyorum. Onların yerine geçmektense onlar gibi ölümsüz olmayı tercih ederim.
MUHABİR-Barış Akarsu Metroseksüel mi?
BARIŞ-Ya ben kendime çok bakarım aynada(gülmeler).Benim için önemli olan saçlarımdır onlara çok özen gösteriyorum.Evde kendi kendime kremler sürerim sıradan bir bakım yaparım bir tek saçlarım için kuaföre giderim.Yanımda sürekli kolonya taşırım ve elimi sürekli kolonya ile yıkarım. Öyle saatler harcayarak manikür pedikür bunlara vaktim yok benim.
MUHABİR-O zaman şimdiki sorumun cevabını da bir nebze aldım Sevgilin var mı
BARIŞ- Vaktim yok (gülmeler)
MUHABİR-Niye böyle bir yalan söylerler ya?
BARIŞ-Belki çoğu insan yalan söyleyebilir.Ben çok duygusal bir adamım ve eğer bir sevgilim olursa ona zaman ayırmam gerekecek duygusal bir insan olduğumdan onunla vakit geçirmek zorunda kalacağım.Şu anda yapacağım tek şey müzik tek aşkım o.Ama ileride sağlam bir şekilde ayaklarım yere bastığında aşık olmak istiyorum buna ihtiyacım var ama ilk önce müziğimi bana verilen görevleri yerine getirmem lazım.Şu da var hiç mi sevgilim olmadı tabi ki bir sürü kız arkadaşım oldu.Ama aradığımı bulamadım.Çok aradım ama bulamadım.
MUHABİR-Nasıl kızlardan hoşlanırsın?
BARIŞ-Benim için güzellik ön planda değil.Yani güzellik göreceli bir kavram benim için ilk başta.Benim için önemli olan tek şey hayatımı paylaşabileceğim yani onunla zaman geçireceğim insanın benimle birebir aynı düşüncede olmasını isterim.Ben delidolu adamım gezmeyi severim örnek hadi kalk gidelim dediğim zaman “ay ,offf, nereye, bu saatte mi” gibi cümleler kurması beni çileden çıkarır.Benimle birlikte yaşaması lazım benim zevklerimi paylaşması lazım bana destek olması lazım.Beden yapılarımızın ruh yapılarımızın birbirine uygun olması lazım.
MUHABİR- Sanat camiasından birisi olur mu?
BARIŞ-Sanat camiasından olmaz.Ya ben daha sade birini isterim kendi yaşamımda da sadelikten yanayım.Ama bu yanlış anlaşılmasın o da sanatçı olabilir ama ne bileyim bir ressam olabilir bir viyolonsel çalabilir yani ne bileyim..
MUHABİR-Manken olsun mu?
BARIŞ-Ya fazla göz önünde bulunmasın.Yok şarkıcıymış yok türkücüymüş o tür şeyler beni aşar ben kaldıramam.
MUHABİR-Mutluluk oyunu oynar mısın?
BARIŞ- Hayatta oynamam.Ben mutluluğu da yaşarım mutsuzluğu da yaşarım.Benim modlarım vardır.O anki ortam neyi gerektirirse o moda girer işimi yaparım 3 ay Akademi Türkiye evinde de böyle kaldım yoksa kalamazdım.Bir gün çok mutlu olabiliyorum bir gün çok mutsuz olabiliyorum ama asla oynamam mutlu olmak için kendimi zorlamam.
MUHABİR-Rockçıların hep bir mesajı olur senin bir mesajın var mı?
BARIŞ- Tabiki var ama ben bunu insanların gözüne soka soka yapmıyorum benim tek mesajım insanlar insan olduklarını anlasınlar insanlık çok zor bir dönem geçiriyor tabiri caizse insanlık elden gidiyor.Allah’ımdan dileğim bu acılara bu savaşlara bir son vermesi onlara insan olduklarını bir kul olduklarını hatırlatması…Mesajım bu herkes güzel yaşasın savaşsız kavgasız sevgi dolu yaşasın tek mesajım bu…
Ezginin Günlüğü grubu, 'Çeyrek' adlı yeni albümünün ilk konserini
Kuruçeşme Arena'da verdi. Konser sırasında geçtiğimiz ay hayatını
kaybeden genç şarkıcı Barış Akarsu'nun anısına bir slayt gösterisi
düzenlendi..
Konserde geçtiğimiz ay hayatını kaybeden Barış Akarsu da anıldı. Burhan
Şeşen genç sanatçıyı, "Ezginin Günlüğü'nün albümünde Barış'ın da emeği
var. Biliyoruz ki o şu an aramızda" diyerek anons etti.
Ardından konser alanındaki tüm ışıklar kapatıldı ve seyirciler
Akarsu'nun resim ve kliplerinden derlenen bir slayt gösterisiyle baş
başa bırakıldı. Konsere gelenlerin ayakta alkışlayarak izledikleri
gösteri sırasında elinde genç şarkıcnın dev bir posteriyle sahneye
fırlayan bir Akarsu hayranı, tüm seyircilerin gözlerini yaşarttı.
barış hayranı olarak ezginin günüğüne teşekkür ederim.
Görevli meleklerden biri Tanrı ya yaklaşır: ''Efendim büyük bir hata yapmışız. Yer yüzünde yaşayan bir melek var.'' der.
Tanrı : ''Kim?'' diye sorar meleğe.
Melek: '' Adı Barış Akarsu '' der.
Tanrı sorar: ''Ne zamandır orada?''
Melek: '' Yakında 28 yıl olucak''
Tanrı: ''Hemen geri getirin'' diye buyurur meleğine.
Melek: ''Ama efendim ailesi, arkadaşları, hayranları, sevenleri var. Onlara şarkılar söylüyor, onu izliyorlar ekranda giderse çok çok üzülürler.''
Tanrı: '' Bir meleğin yeri cennettir. Geri getirin meleğimi, burda söylesin şarkılarını, burda ona daha çok ihtiyaç var.'' der.
Meleğin gözleri dolar başını önüne eğer ve '' Emredersiniz'' der üzgün bir sesle. Ardından yeryüzüne görevini yapmak üzere iner...(ALINTIDIR)
işte barış abimizin kendi sitesine yazdıkları
selam dostlarima gorusmeyeli neler yapiyosunuz bakalim.gercekten hepiniz mukemmelsiniz cok guzel seyler yaptik beraber ve daha cok guzel seyler yapacaz.simdide kucuk bi tekne olayimiz var onlada ufak bi katkiyla kucuk cocuklarimiza derman olacak.keske herkese ulasabilsek ama oda olacak,bizde bu yurekler oldukca daha cok guzel seyler yapacaz.hadi tekneye
bu arada istanbulda tekrar bi dogum gunu yapacam herkesi bekliyom
SIZLERI COOOOOK SEVIYORUM
bodrum bodrum
nas?l anlatsam nerden ba?lasam,
hepinize sevgiler,öpücükler.Nas?ls?n?z bakal?m?ben iyiyim,biraz güne? yoruyo çekim esnas?nda ama ne yapal?m i? güç i?te.
dostlar?m çok güzel bi olay gerçekle?tiriyoruz ve sizin güzel yüreklerinizle daha çok güzel ?eyler yapacaz
bizim yard?ma ihtiyac? olan herkese kuca??m?z,yüre?imiz aç?k,in?allah her?ey daha güzel olacak,ben dünyan?n en ?ansl? adam?y?m,çünkü sizin gibi sevenlerim var,yürekli sevgi dolu.
S?ZLER? ÇOK SEV?YORUM,
yüreklerimiz sevgiden,payla?maktan hiç uzak kalmas?n.
bodrumdan sevgiler
Bodrum'dan selam olsun.evet dizimiz Bodrum'a ta??nd?
nas?ls?n?z bakal?m?herkesi çok seviyorum,hadi sonra görü?ürüz,setten ça??r?yolar
selam dostlar?m,ya kusura bakmay?n sitedeki problem yüzünden ödül töreninden sonra size mesaj atamad?m,öncelikle hepinize çok te?ekkür ediyorum,iyiki vars?n?z,
bu arada bütün annelerin anneler günü kutlu olsun, dünyan?n en güzel ?eyleri onlar,annelerimi burdan öpüyorum.
evet gelelim ödüle, nas?ld? ama? ald?k ödülü, bu ödül hepimizin ödülü
ben çok ?ansl? bi adam?m çünkü sizin gibi sevenlere sahibim, sizleri çok seviyorum
merhaba dostlar ben geldim
selam!naber! nas?ls?n?z?
özledim be sizi nas?l gidiyo bakal?m?
selam dostlarıma
merhaba dostlarım!
Evet güzel bi konser dönüşünün ertesi günü dostlarıma bi merhaba diyeyim dedim.Nasılsınız bakalım? nasıl gidiyo?
ben biraz yorgunum ama dinleniyorum,sizlede şöyle bi yorgunluk atayım dedim
sizleri seviyorum,
sevgili dostlar?m benim
dün gece balans konserimiz güzeldi.hep beraber e?lendik,gelemeyenler içinde e?lendik
nas?l gidiyo bakal?m?herkes iyidir in?allah?
Mesaj: #1
bugün 23 nisan
bügün 23 nisan ne?e doluyor insan.
hepimizin ve bütün dünya çocuklar?n?n 23 nisan ulusal egemenlik çocuk bayram? kutlu olsun
selam dostlar?m nas?ls?n?z?hepinize kucak dolusu sevgiler
sizleri seviyorum
diziyi izliyorumda,nas?l iyimi bu bölüm?ben be?endim valla,güzel olmu?
selam dostlar?m,buraya bi bak?n bakam
bügün gazetede görmü? oldu?unuz olay tamamen espiri içinde söylenmi? bir olayd?r.gazeteci arkada??m?z sa?olsun bu olay? tamamen magazinsel olarak ele alm??t?r,
hepiniz beni tan?yorsunuz,nas?l bir insan oldu?umu biliyorsunuz.
fatih ünivesitesinin haz?rlam?? oldu?u erozyonla mücadelede a?açland?rma projesinde olmaktan öncelikle çok mutlu oldum ve erozyonla,a?açland?rmayla,do?ayla,dünyayla ilgili çok güzel mesajlar verdim, sözler söyledim,ama biliyosunuz ki bas?n?n böyle ?eylerle pek i?i olmuyo,daha çok burdan magazinsel bi malzeme ç?karabilirmiyiz gözüyle bakt?klar? için bizde bu olaydan nasibimizi ald?k,sa?olsunlar
evet böyle bir cümle ettim ama bu cümle tamamem bi espiri niteli?i ta??yodu ve de ö?renciler aras?nda niteli?i buldu ve hepimiz çok güldük,güzel ve samimi bir söyle?i oldu çok e?lendim,
arkada?lar! söyledi?im yapt???m her?eyin arkas?nday?m,çünkü kalbim çok rahat,amaçlar sözler sadece ba?kalar? taraf?ndan çarpt?r?l?yor.
valla güzel bi espiriydi çok güldüm,inan?n sizde orda olsayd?n?z çok gülerdiniz
zaten söyle?inin video görüntüleri elimizde var, en yak?nda siteye koyacam
S?ZLER? ÇOK SEV?YORUM
VAY BE YAZDI?IM EN UZUN YAZI HA! çerçeveletip duvara asacam
sizleri çok seviyorum
hepinize iyi geceler.ben yat?yorum
nerdeymi? benim dostlar?m
selam dostlar nas?ls?n?z?
ya kusura bakmay?n hep ayn? ?eyleri yaz?yorum,valla akl?ma bir?ey gelmiyor,yeni geldim setten bir hal hat?r soray?m dedim
ya zaten siz beni anl?yorsunuz
neyse ben her f?rsatta buraday?m,her zaman yan?n?zda
sizleri seviyorum
iyi geceler dostlar?m
selam, naber nas?ls?n?z bakal?m?
ben setten yeni geldim,bi gireyim siteye de bi mesaj atay?m dedim,nas?l iyi yapm???m demi
ee nas?l gidiyo bakal?m hayat?iyi mi?
hayat i?te iyisiyle kötüsüyle çok güzel beee.
hepinizi öpüyorum
hepinizi seviyorum...
?te geldim burday?m
selam nas?ls?n?z bakal?m.
ak?am cine5 teyim. ba?ka yerde yok ta,
saat 18. 00 de ba?l?yomu? heralde
sizleri seviyorum.
evet ben geldim
selam dostlar?m nas?ls?n?z, nas?l gidiyo bakal?m?
ya herkes üye olmad?m? siteye eskiden daha kalabakl?kt?k ?imdi ne oldu
heee anlad?m terkedildim! terkedildim
neyse anca beraber kanca beraber,say?lar önemli de?il,önemli olan muhabbet
muhabbetimiz güzel olsun yeter,
sizleri çok seviyorum ve öpüyorum.
heyt yine ben
?aka yapt?m besiz beni terkedermisiniz?
peki ben sizi b?rak?rm?y?m?eeee o zaman sorun yok
ben sizleri çok seviyomuyum? seviyorum.eee o zaman varm? bi sorun.
tamam i?te
hadi siz yaz?nda ben okuyam bi kendime gelem be
yatacam ?imdi
sizleri çok seviyorum
hepinize iyi geceler
BU AYKİ FUTUR DERGİSİNDEN ALINTIDIR.BUYURUN BARIŞ AKARSU DOSTLARI.........
UZUN SAÇLI ADAM' 2.. O BİR HIRÇIN DALGAYDI..
35 yıllık gazetecilik yaşantım boyunca 'sahici dostluğuna' inandığım bir avuç 'sahici' sanatçının önde gelenlerinden biriydi Barış Manço.. O'nu yitirdikten sonra gördüm ki genç kuşak Barış Abilerini pek de yakından tanımıyor!Barış Manço genç ve onlardan sonra gelecek kuşaklara mutlaka tanıtılmalıydı.Ve onu en yakından tanıyan gazetecilerin başında gelen biri olarak oturdum yazdım:BARIŞ MANÇO:UZUN Saçlı Dev Adam...O Bir Masall'dı..Kitap çıktı.Okuma alışkanlık drecesini hepimizin çok iyi bildiği canım Türkiyem'de azımsanamayacak kadar bir okur kitlesine ulaştı.Devlet kütüphanesi ile TBMM kütüphanesine girmesi de benim için ayrıca onur verici bir konudue o da ayrı..Kim ne derse desin kasetlerdeeski ,45'liklerde, CD'leri döndükçe benim kitabım el altında oldukça bu büyük adam asla unutulmayacaktı!
Sonra bir 'uzun saçlı' adam daha çıktı..
Müzik kariyerim tek bir albümle bitmeyecek ' diyen bu genç adamı Akademi Türkiye başladığı günden şampiyonluğunun ilan edildiği final gecesine kadar izledik!Beğendik..Onun için bir arşiv tutmaya başladık!Akıllı,üretken,dürüst ve saygılı olmayı ilke edinen bu genç adamın da gün gelir kitabını yazarız diye hakkında çıkan haberleri,röportajları arşivimizin bir kenarına koyduk! Çünkü ta o zamandan Barış Manço'nun Cem Karaca'nın veliahdı olacağına inanmaya başlamıştık..Hatta şöyle bir not almıştık:
'Haydi bakalım Barış, Parıltılı ışıklarla donatıldığı kadar aynı zamanda da engellerle,yalanlarla,dolanlarla...Çıkarcılarla, dalkavuklarla ve de şakşakçılarla dolu olan müzik dünyasına hoş geldin..Uzun İnce Bir Yoldasın...Allah yolunu açık etsin...'
Ama onun adına yazacağımız kitabı bu kadar erken kaleme alacağımızı nereden bilebilirdik? O'nun ikinci değil yirmiikinci albümünü dinlemeye , yüzüncü değil bininci konserini görmeye 'Yalancı Yarim' bitince yeni dizilerde onu izlemeye hazırdık! O da hazırdı da .Bu kitabın adını koyarken de adaşı Barış Abi'si için yazdığım kitaptan çıktım yola ve dedim ki:
BARIŞ AKARSU: Uzun Saçlı Genç Adam...O Bir 'Hırçın Dalga'ydı...